tasarım kontrolü, tasarım ilkeleri, yaratıcı eserler, yeni tablolar, yer örtücü peyzaj,
EW-AH376_geuze__G_20090819112037

Peyzaj şehirciliği nasıl bir planlama modeli sunuyor?

by Mehmet Emin DAŞ

“ Fordist üretim, makine kent, post-Fordist üretim, yeni şehircilik, 90′lara geldiğimizde elimizde ne kaldı? İşlevini yitirmiş dev endüstri binaları, aşırı yayılmış, merkezi kaybolmuş şehir-sistemler. Yıpranmış/yok olmuş habitatlar, doğal kaynaklar ve oldukça uzayacak bir liste. Bu mevcut duruma yanıt olarak peyzaj şehirciliği; “Kentte doğal peyzajı yeniden canlandıralım, doğaya sınır çizerek daha sağlıklı yapılı çevrelere erişemedik şimdi[...]

3

Türk Bahçelerinin Tasarım Özellikleri

by Mehmet Emin DAŞ

ÖZET Etrafı çevrilmiş alan olarak tanımlanan bahçe zamanla, belirli sınırları olan ve insanlar tarafından amaçlara göre planlanıp düzenlenmiş mekan olarak gelişmiş, insanların doğayla bütünleşmek, doğaya daha yakın olmak amacı  ile oluşturdukları yaşam alanı haline gelmiştir. Bahçe sanatı ise, insanların yaşadıkları çevreyi düzenleme istekleriyle başlamış, tarih boyunca değişim içinde olmuş ve her topluma göre farklı özellikler göstermiştir.Türklerde[...]

329878_10150458919144764_531829763_8309615_1329985504_o

Bir twitter eylemi binlerce mutlu yüz!

by Mehmet Emin DAŞ

Merhaba Arkadaşlar; Bugün sizlerle katılamayanlar için eylemin nasıl gerçekleştiği, eylemin arka planında yaşananlar ve eylem hakkındaki görüşlerimi bildirmek istiyorum. Ama öncelikle başarmamızda katkısı bulunan tüm insanlara binlerce twitine karşılık binlerce teşekkür ederek başlamak istiyorum. Gelelim olayın başlangıcına ve nasıl gerçekleştirildiğine. Twitter alemini keşfettikten sonra büyük işler yapılabileceğini farkederek  twitter/peyzax adresini açmıştım. Ve peyzaj mimarı yada peyzaj[...]

ss

İmar Değil İmha Planı!

by Mehmet Emin DAŞ

Okan Merhaba, Bu eylemi maillerle ya da twitter üzerinden sana sesimizi duyuramadığımız ( ya da cevap alamadığımız) için bu şekilde gerçekleştirdik. Öncelikle programına bu şekilde dâhil olduğumuz, programın bütünlüğünü bozduğumuz ve verdiğimiz geçici rahatsızlıktan dolayı özür dileriz.             Amacımız Peyzaj Mimarlığı mesleğinin sadece ‘’ çit sınırları içerisinde kalan bölgeyi çiçek böcekle bezemek’’  olmadığı farkındalığını yaratmak.[...]

78078_esenler_sehir_parki1

Oyunun Çocuk Gelişimine Etkisi ve Çocuk Oyun Alanları Tasarım Kriterleri

by Mehmet Emin DAŞ

Çocuk oyun alanları, kentsel strüktürde çocukların fiziksel, bilişsel ve psikolojik gelişimi için kaçınılmaz gerekliliktir. Günümüzde çocuk gelişimi ve psikolojisi üzerine yapılan çalışmalar oyun oynamanın çocuğun gelişiminde ve karakterinin şekillenmesinde önemli etkisi olduğunu bu bağlamda oyun oynamanın önemle ele alınması gerektiğini vurgulamaktadır.     Oyunun Çocuk Gelişimine Etkisi Oyun, çocuğun dünyaya adapte olmasında önemli bir araçtır.[...]

bolgesel

Türkiye’de Peyzaj hakkında spesifik bir araştırma-analiz…

by Mehmet Emin DAŞ

Bugün size Türkiye’de ki google üzerinden peyzaj aramalarını gösteren grafiklerle birlikte küçük bir araştırma-analiz yapacam. Websitemi açtığım günden bu güne (mayıs 2010) 31 binden fazla sayfa görüntülemesi, 11 bin civarında da tekil kullanıcı ziyareti aldık. Her gün artarak devam eden günlük ziyaretçi sayısı şimdilerde 500 civarında. Toplamda 62 tane üyemiz olmasına rağmen gariptir üyeliklerini gerek yorum yapmada gerek yeni[...]

The-Ecorium-Project-5

Dünyanın en büyük kapalı bahçesi: Eden Projesi

by Mehmet Emin DAŞ

Eden Project (anlam: “Eden Projesi”), St. Austell, Cornwall, Birleşik Krallık’ta bulunan büyük çaplı bir çevre kompleksidir.Tim Smit tarafından planlanmış olan projenin kompleksleri, 1996 yılında Nicholas Grimshaw tarafından tasarlanmış ve 17 Mart 2001 tarihinde halka açılmıştır. Kısa bir süre sonra Birleşik Krallık’a gezmeye gelen turistleri kendine çekmeye başlamıştır. Çelik konstrüksiyonla oluşturulan, adeta dev bir böceği andıran[...]

thumb

Türkiye peyzaj mimarlığı ile yeni tanışıyor

by Mehmet Emin DAŞ

Gerek kentsel ölçeklerde gerekse konut ölçeğinde peyzaj tasarımına olan talep arttı” diyor.   Birçok konferans bildirisi, yayınları ve ödüllü projesi bulunan Peyzaj Mimarı Belemir Dalokay, yurtdışında yürütülen birçok projeye de katkı sağlıyor. Öğretim üyeliği, yöneticilik yapan ve birçok ödüllü projeye imza atan Dalokay, mekanların peyzajla hayat bulduğuna inanıyor. Nitelikli bir peyzaj çalışmasının alandan çok mekan[...]

planbüyük

Müstakil Ev Bahçesi Projesi

by Mehmet Emin DAŞ

  Alanın Planı, Proje sonrası ve Lejant (Lejantta bulunan birkaç ağaç ismi doğru değildir, program otomatik eklediğinden müdahale etmedim) Resimlere tıklayarak çözünürtlükleri büyük hallerini görebilirsiniz.    Erzurum Havaalanı yolunda (Erzurum Ovası) arazisi bulunan müşterim, çitlerle çevrelediği müstakil evine proje çizdirmek istiyordu. Survey için araziye gittik, toprak kaliteli, taban su seviyesi yüksek olduğundan da bitkiler için elverişli[...]

53b7f0ac1c45d5f4a9121f3e3a402a0b

Türkiye’de Harika Peyzajın Resmi = Altın Park

by Mehmet Emin DAŞ

Yıllar önce peyzaj mimarlığını kazandığım yıl Ankara’ya gitmişken AltınPark’ı görmek istedim. Gittim gezdim ve herkes gibi bende hayran kaldım. Gerçekten Peyzaj konusunda Türkiye’nin medar-ı iftiharı denilebilecek güzellikte.. İçerisinde değişik sanat akımlarından (rönesans, uzakdoğu bahçeleri) etkilenen bahçeler oluşturulmakla kalınmamış, örneğin çin lokantası yapılıp bahçesi yakındoğu sanatı olarak tasarlanmış. Yani Çin’den gelen bir turist yabancılık çekmeyecek. Peyzaj[...]

central-park

Peyzaj Mimarlığının Doğum Yeri: Central Park

by Mehmet Emin DAŞ

New York şehrinin sembollerinden birisi Central Park’tır. Yüksek binaların ve gürültülü caddelerin arasındaki cennetten bahçe, hem New York’luların, hem de tüm dünyadan ziyaretçilerin en gözde uğrak yerlerinden biridir. Dünyanın en güzel parklarından biri olarak anılan Central Park, şehir karmaşasından bunalıp, çok uzaklara gitmeden doğayla başbaşa bir dinlenme imkânı arayanlar için birebirdir. Bu fikre katılan birçok kişi olacak ki bu çeşit çeşit bitkiler ve hayvanlarla dolu parkı, yılda ortalama 25 milyon kişi ziyaret eder.

idealcumhuriyet köyü

”ATATÜRK’ün Çılgın Peyzaj Projesi”

by Mehmet Emin DAŞ

Ulu Önder Atatürk’ün Cumhuriyetin ilk yıllarında bizzat kendi çizip geliştirin dediği bu proje hayret verici gerçekten. İçerisinde birçok sosyal projeyi de barındıran bu projeyi gördükten sonra bu başlığı atmaya karar verdim. Malesef Atatürk’ten sonra arşivlere kaldırılmış bu proje aşağıda sizinde göreceğiniz şekilde başkaları tarafından düzenlenerek çağımızın en önemli projelerinden biri olan ”Venüs Projesi” haline getirilmiştir.[...]

image010

Peyzaj Mimarlığında Semiyotik Bilimi

by Mehmet Emin DAŞ

Merhaba Arkadaşlar Peyzaj Life dergisinde yazarlığa başladım. İlk yazımı beğeninize sunuyorum. Ayrıca Peyzaj Life Mayıs 2011 sayısında bulabilirsiniz… Peyzaj Mimarlığında Semiyotik Bilimi Estonya’da eğitim görürken bölümünü sorduğum birçok kişiden ‘Semiyotik’ cevabını almıştım. Araştırınca Türkçeye ‘İşaret Bilimi’ veya ‘Gösterge Bilim’ olarak geçtiğini gördüm. Ancak Türkiye’de bu konuya -maalesef- yeterince önem verilmiyor. Avrupa bu konunun önemine varmış[...]

0_4d561_770d978e_XXL

Hayalet Ağaçlar

by Mehmet Emin DAŞ

Pakistan’da geçen yıl yaşanan sel felaketinde canlarını kurtarmak isteyen örümcekler ağaçları işgal edince…

Pakistan’da Temmuz 2010′da muson yağmurlarının yol açtığı sel felaketinde 2 bin kişi hayatını kaybetmiş ve ülke topraklarının 5′te 1′i sular altında kalmıştı. Gerek evlerin sular altında kalması, gerekse altyapının çökmesi nedeniyle 20 milyon kişinin doğrudan etkilendiği sellerde çok ilginç bir olay da yaşandı.

Beautiful-Butchart-Gardens-1

Butchart Bahçeleri

by Mehmet Emin DAŞ

Dünyanın en iyi bahçeleri sıralaması yapılsa Butchart Gardens ilk beşe girerdi heralde.. Yüzlerce gizli ışık sayesinde masal bahçelerine dönen ünlü Butchart bahçelerinin asıl güzelliği güneş batarken ortaya çıkar. Bahçe çiçekleri, nadir ağaçlar ve dolambaçlı yolları ile doludur. Güzel Ross Çeşmesi, yemyeşil bahçeler merkezinde fotoğraf çekmek ve izlemek yaratıcı ışıklandırma efektleri ile dans gibi aktiviteler insanları[...]

therapy-peyzaj

Fitoterapik bahçeler… Hastane bahçeleri için !..

by Mehmet Emin DAŞ

Bitkisel özellikleri hastane peyzajında kullanmak,yeni bir yaklaşım.
Bitkilerden yeterince yararlanabiliyor muyuz? Güzel bir bahçe bize sahip olduğundan da fazlasını verebilir mi? Bir peyzaj mimarı doğru bahçe düzenlemesiyle hastalıkların tedavisinde bile rol oynayabilir mi?

pic3

Peyzaj Mimarı Olmak İstiyorum (I want to be a Landscape Architect)

by Mehmet Emin DAŞ

İşte sosyal paylaşım sitelerinde izlenme rekoru kıran, peyzaj mimarlığını harika anlatan o video!

image004

Olaganüstü Mimari Yapilar – 2

by Mehmet Emin DAŞ

> Dün kaldığımız yerden devam.. Ras Al Khaimah Giriş KapısıRas Al Khaimah, UAE. 200m, 45fl. Kazanan tasarım. Uygulanıp uygulanmadığı bilinmiyor. Links: Skyscrapercity Urbika Ocean Uzay Merkezi Trondheim, Norveç. Devasa okyanus araştırma merkezi plan aşamasında. Links: Skyscrapercity Urbika1 Urbika2  Sami Kültür Merkezi Dağların yanında İskan Projesi SiriskjærStavanger’de iskan projesi. Links: Urbika Masdar CityDünyanın ilk sıfır Karbon[...]

>Olaganüstü Mimari Yapilar

Olaganüstü Mimari Yapilar

by Mehmet Emin DAŞ

Bugün gözlerinize inanamayacaksnz! Sizden ricam resimlerin üzerine tiklamadan geçmeyin çünkü resimler çok büyük pikselde ve HD kalitesindedir. O büyüyü ancak içine girince anlayacaksiniz. Aslinda yazima baslarken bugün size ZARA HADID den bahsetmek istiyordum ama bu resimlerdeki bi çok yapinin ona ait oldugunu söylemem yeterli olur umarim. Resimlerdeki yapıların hepsi Peyzaj la alakalı olmasada Peyzaj Mimarlarıyla[...]

>Konserve Çiçek

Konserve Çiçek

by Mehmet Emin DAŞ

> Merhaba sevgili blog takipcilerim. Erasmus nedeniyle yaklaşık iki haftadır Estonya’dayım ve burada mesleğimin çok değerli olduğunu farketmek beni sevindirdi. Bu ülkede gerçekten çok sayıda çiçekci var ve çiçek fiyatları çok uygun. Ülkenin normal piyasası yüksek olmasına rağmen küçük marketlerde dahi satılan canlı çiçekleri gördükce ve fiyatlarının 1-2 Euroya kadar düştüğünü görünce insanın hepsini alası[...]

>Ankara'nın Central Park'ı: DİKMEN VADİSİ

Ankara’nın Central Park’ı: DİKMEN VADİSİ

by Mehmet Emin DAŞ

  Ankara’ya vize almaya gitmişken Dikmen Vadisi’ni ziyaret edip site ziyaretcilerim için araştırma yapmak istedim.. Fotoğraflar kendi çekimim olup parkın 1. etap giriş bölgesinden hala devam eden 4. ve 5. etap son bölgelerine kadar sırasıyla devam etmektedir.. Park içerisinde 38 güvenlik bulunmakta ve parkın güvenliğini ANFA güvenlik sağlamaktadır. Parkın içerisindeki Peyzaj ofisine girdiğimde bakımını üstlenen[...]

>Erzurum Dadaşkent mevkiisi için hazırladığım Peyzaj Park Tasarımı Projem

Erzurum Dadaşkent mevkiisi için hazırladığım Peyzaj Park Tasarımı Projem

by Mehmet Emin DAŞ

> ÖNCE SONRA SUNUM PAFTASI KONSTRÜKSÜYON ELEMANLARI Çocuk Oyun alanı Giriş Ve Çıkışlar Tahta köprü Duvar üstü oturma birimleri Kapalı banklar Anfi çim Obje 1 Obje 2 Obje 3 Atatürk heykeli Dev Türk Bayrağı TERAS 3 BOYUTLU GÖSTERİMİ http://www.youtube.com/get_player Buda bitirdikten sonra boyarken

>Bana ait bir Peyzaj Tasarım Projesi 3 boyutlu video ve resimleriyle..

Bir Peyzaj Tasarım Projem 3 boyutlu video ve resimleriyle..

by Mehmet Emin DAŞ

Bu tasarımı autocadde öylesine çizmiştim. Hoşuma gidince de biraz değiştirip 3 boyutlu hale getirdim. Umarım sizde beğenirsiniz..

>Peyzaj Mimarlığı Nedir? Ne iş yapar?

Peyzaj Mimarlığı Nedir? Ne iş yapar?

by Mehmet Emin DAŞ

>Peyzaj Mimarlığı kavramı, ilk defa 1863 yılında ABD’de F. L.Olmsted ve C. Vaux tarafından New York Central Parkı tasarladıkları zaman gündeme gelmiştir. O günden itibaren, Peyzaj Mimarlığı, diğer çevre bilimcileriyle (mimarlar, mühendisler gibi) rekabet içinde faaliyetini sürdürmüştür.PEYZAJ MİMARLIĞI, ekoloji, planlama ve tasarım kavramlarını sistematik bir yapı içinde inceleyen, insan ve fiziksel çevresini, doğal ve kültürel[...]

>Renklerin Mimarideki Yeri

Renklerin Mimarideki Yeri

by Mehmet Emin DAŞ

>KAHVERENGİ Cansas Üniversitesi sanat müzesinde bir araştırma için halının altını elektronik bir sistemle donatmışlar, duvar rengini beyaz ve kahverengi olarak değişebilir yapmışlar. Arka fon beyaz kullanıldığında, insanlar müzede yavaş hareket etmiş, daha uzun süre kalıp, daha fazla alanda dolaşmışlar. Arka fon kahverengiye döndüğünde ise, insanlar müzede çok daha hızlı hareket edip, daha az alanda dolaşmış[...]

Babilin Asma Bahçeleri

by Mehmet Emin DAŞ
Published on: 16 Ocak 2012
Categories: Araştırma, Dergi, Genel

Geçen gün TVde dünyanın yedi harikasını sayarken Babil’in Asma Bahçelerinden de bahsettiler, bir peyzaj mimarı olarak nasıl bir bahçe bu kadar ses getirebilir diye merak ettim ve araştırmaya, araştırırken de bu yazıyı hazırlamaya karar verdim.

M.Ö. 450′li yıllarda tarihçi Herodot “Babil, yeryüzünde bilinen bütün diğer şehirlerin ihtişamını aşar.” demiştir. Herodot, şehrin dış duvarlarının 80 kilometre uzunlukta, 25 metre kalınlıkta ve 97 metre yükseklikte olduğunu ve 4 atlı bir arabanın gezinmesine uygun olduğunu belirtmiştir. İç duvarlar, dış duvar kadar kalın değildi. Duvarların içinde som altından yapılmış büyük heykeller bulunan kaleler ve tapınaklar vardı. Şehrin içinde ünlü Babil Kulesi vardı. Bu kule, Tanrı Marduk’a yapılan bir tapınaktı ve cennete ulaşmak için göğe doğru yükseliyordu.

Şimdi de Strabo’dan ve Bizanslı Philo’dan yararlanacağız; “Bahçe dörtgen biçimindeydi, iki uzun kenarı 400 metre uzunluğundaydı. Kemerler ve küp biçiminde çeşmelerle süslüydü. Alttan başlayan merdivenler dönerek yükseliyor ve en üst terasa kadar ulaşıyordu. Asma Bahçeleri, en alttan itibaren bitkilerle doluydu. Dev ağaçlar topraktan en üst kata kadar ulaşıyordu. Tüm yapı, taş sütunlarla destekliydi, su akımı eğimli kanallar aracılığıyla sağlanıyordu ve bir sistemle sular yukarı çıkıp yine aşağıya akarken, tüm bitkileri suluyordu. Yapılanlar tam olarak bir krallık lüksünü yansıtıyordu…”

Babil, M.Ö. 605′den itibaren 43 yıl hüküm süren kral Nebuchadnezzar tarafından yapılmıştır. Daha zayıf bir rivayete göre ise M.Ö. 810 yılından itibaren 5 yıl hüküm süren Asur kraliçesi Semiramis tarafından yapılmıştır.

Bahçeler, Nebukadnezar Nezaretteyken sıla hasreti çeken karısı Amyitis’i neşelendirmek için yapılmıştır. Amytis, Medes kralının kızıydı ve iki ülkenin müttefik olması amacıyla Nebukadnezar ile evlendirilmişti. Onun geldiği ülke yeşil, engebeli ve dağlıktı. Mezopotamya’nın bu dümdüz ve sıcak ortamı onu depresyona itmişti. Kral, karısının sıla hasretini gidermek için onun memleketinin bir benzerini yapmaya karar verdi. Yapay dağlar ve suların akacağı büyük teraslar yaptırdı.

Biz erkekler istedik mi çok romantik olabiliyorsunuz görüyorsunuz, Tac Mahal de yine bir kadın için yapılmıştı =) Ama konumuz peyzaj olduğu için konumuza dönelim..

Babil’in Asma Bahçeleri, kablolar veya iplerle asılı olmak anlamında “asılı” değildi. Asılı bahçe sözü, Yunanca kremastos veya Latince pensilis kelimesinin hatalı tercümesinden gelir. Bu kelime “asılı” değil, daha çok teras ve balkon gibi “sarkan” anlamına gelir.

“Bahçenin yamacına yaklaştığınızda, yapının kat kat yükseldiğini görüyorsunuz… Dev bitki yığınları, büyük ve kalın ağaçlar öylesine cazibeli ki, bakanları büyülüyor. Nehirden gelen bol suyu aletler yükseltiyor ve dışarıdan bunları göremiyorsunuz.” diyor Tarihçi Diodorus Siculus

Meyveler ve çiçekler, şelaleler, yapının katlarından taşan bahçeler, egzotik hayvanlar… İşte Babil’in Asma Bahçeleri’ni görenlerin aklında kalanlar bunlarmış.

Yunan coğrafyacı Strabon’un MÖ 1. yüzyıldaki tanımlamasına göre bahçeler birbiri üzerinde yükselen kübik direklerden oluşuyordu. Bunların içleri çukurdu ve büyük bitkilerin ve ağaçların yetişebilmesi için toprakla doldurulmuştu. Kubbeler, sütunlar ve taraçalar pişmiş tuğla ve asfalttan yapılmıştı.

Strabo, bu bölümde antik dünyanın insanı için bahçenin en şaşırtıcı ve etkileyici özelliğini anlatıyor. Babil’e nadiren yağmur yağardı ve bahçenin varlığını sürdürmesi için, yakındaki Fırat nehrinin suyunu kullanarak, sürekli sulanması gerekiyordu. Bunun için nehrin suyunun yukarı taşınarak, teraslara akıtılması, her düzeydeki bitkinin sulanması gerekiyordu. Bunu yapmak için de muhtemelen bir “zincirleme pompa” kullanılıyordu.

Zincir pompa, biri diğerinin üstünde ve bir zincirle birbirine bağlı iki çarktan oluşur. Zincirin üzerine kovalar asılıdır. Alttaki çarkın altında, su kaynağının yer aldığı bir havuz bulunur. Çark döndükçe, kovalar suyun içine dalar ve suyla dolar. Zincir daha sonra kovaları üstteki çarka taşır. Burada kovalar ters dönerek, içlerindeki suyu yukarıdaki havuza boşaltırlar. Daha sonra zincir boş kovaları, tekrar doldurulmak üzere aşağı taşır.

Üstteki bahçedeki havuzun kapakları açıldığında, su, suni nehir işlevi gören oluklara salınır. Aşağıdaki pompa bir şaft ve kola bağlıdır. Köleler kolu döndürerek, mekanizmanın çalıştırıyorlardı.

Bahçe inşaatını karmaşık yapan, sadece suyun yukarı katlara taşınmasını sağlamak değildi. Bahçeye salınan suyun, bahçenin temellerine zarar vermesini önlemekte gerekiyordu. Mezapotamya ovalarında taş bulmak zor olduğu için, Babil’deki binaların çoğunun inşaatında tuğla kullanılıyordu. Tuğlalar, saman parçaları ile karıştırılan kilin, güneşte pişirilmesiyle yapılıyordu. Daha sonra tuğlalar, çimento işlevi gören zift ile birleştiriliyordu. Tuğlalar suya maruz kaldıklarında kolayca çözülüyorlardı. Babil’de çok az yağmur yağdığı için, bu durum bir çok bina için bir sorun teşkil etmiyordu. Oysa bahçenin sürekli sulanması gerektiği için, binanın temellerinin de korunması şarttı.

Yunanlı tarihçi Diodorus Siculus, bahçenin üzerinde yükseldiği platformun devasa taş bloklardan yapıldığını (Babil için olağandışı bir durum) ve bu blokların üzeri kamış, zift ve seramikle kaplandığını söyler. Bu tabakanın üzerine “topraktan süzülen suyun binanın temellerini çürütmemesi için kurşun levhalar konmuştu. Bütün bunların üzerine de en büyük ağacın büyümesine izin verecek derinlikte bir toprak tabakası yerleştirilmişti. Toprak düzlenip, düzgün bir hale getirilip, üzerine çeşitli ağaçlar ve bitkiler yerleştirilmişti. Bu bitkilerin güzelliği ve ihtişamı, her ziyaretçiyi büyülüyordu.”
Bahçeler ne kadar büyüktü? Diodorus bize bahçenin yaklaşık 120 metre eninde, 120 metre boyunda olduğunu, yüksekliğinin 24 metreyi aştığını söylüyor. Diğer kayıtlarda ise bahçenin, şehir duvarları kadar yüksek olduğu geçer. Herodotus bu duvarların 106 metre yükseklikte olduğunu söylüyordu. Her hal ve şartta, bu bahçeler çok etkileyici bir görüntü oluşturuyorlardı. Ovadan yükselen yeşil, yapraklı bir sunî dağ. Ama Babil’in Asma bahçeleri gerçekte hiç var oldu mu?

Yirminci yüzyılda Babil’in Asma Bahçelerinin esrarının çözülmesi yolunda önemli adımlar atılmıştır. Alman arkeolog Robert Koldewey, 1899 yılında Babil’in Asma Bahçelerinin bir hayal mi, yoksa gerçek mi olduğunu araştırmaya başladı. Babil şehrinden geriye sadece çamurlu bir enkaz kalmıştı. Bir çok antik şehrin aksine, kentin yerinin çok iyi bilinmesine karşın, kentin mimarisinden geriye görülebilir bir yapı kalmamıştı. Koldewey, Babil’i tam 14 sene boyunca kazdı ve kentin dış duvarları, iç duvarları, Babil Kulesinin ve Nabukadnozor sarayının temelleri ve kentin merkezinden geçen kraliyet yolunu ortaya çıkardı. Güney kalesini kazarken, Koldewey taşlı kubbe tavanları olan ondört odalı bir bodrum buldu. Antik kayıtlara göre, kentte sadece iki binada, kuzey kalesinin kuzeydeki duvarında ve asma bahçelerde taş kullanılmıştı. Kazılarda kuzey kalesinin kuzey duvarı ortaya çıkarılmıştı ve duvar gerçekten de taştan örülmüştü. Bu durumda, Koldewey cidden asma bahçelerin bodrum katını bulmuş gibi gözüküyordu. Koldewey, bölgede araştırma yapmaya devam etti ve Diodorus’un sözünü ettiği bir çok özelliği bulmayı başardı. Son olarak, tabanın üç tane garip delik bulunan bir oda ortaya çıkarıldı. Koldewey, bu odanın suyu, bahçenin en üst noktasına pompalayan zincir pompaların yeri olduğu sonucuna vardı. Koldewey’in bulduğu binanın temelleri 30 x 50 metre boyutlarındaydı. Bina, antik tarihçilerin tarif ettiğinden küçük, ama gene de etkileyiciydi.

Nabukadnezar kendisi, çivi alfabesiyle bir taş tablet üzerine yazılı olarak günümüze gelen bir metinde sürdürdüğü inşaat faaliyetinden söz etmektedir. Buraya yalnızca surlardan söz etmekle yetinmemekte, ayrıca şu bilgileri de vermektedir.

“Pişirilmiş tuğlaları bir dal biçiminde şekillendirdim ve kraliyet mekanı olarak kendim için Babil’in surları arasınsa yüksekterek büyük, basamaklı bir “kumu” yapısı inşa ettim”

Bu kumu yapısının tam olarak ne olduğunu Nabukadnezar’ın yazıtı elbette anlatmıyor. Fakat yine de Nabukkadnezar’ın burada sayın bitişiğindeki bir bahçeden söz ediyor olması mümkündür. Eski oryantal sarayların çoğunun yanında kraliyet odalar ile doğrudan bir girişle bağlantılı olan ve hükümdarın rahatsız edilmeden dinlenebileceği bir park bulunurdu. Bu tür bahçeler için kullanılan sözcük Yunancaya ve böylece Almancaya da Doğu’dan geçmiştir.

İstilalar yüzünden sönmeye başlayan şehir, özellikle Pers Kralı Keyhüsrev’in Babil’i fethetmesinden sonra sönmeye başlamış, M.S. 5 ve 6. yüzyıllarda kumlara gömülmüş ve bir kum dağı haline gelmiştir. Bu şehrin, içindeki tapınakların ve asma bahçelerin kalıntıları ancak 20. yüzyılda yapılan kazılarla meydana çıkarılabilmiştir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Welcome , today is Perşembe, 30 Ekim 2014