tasarım kontrolü, tasarım ilkeleri, yaratıcı eserler, yeni tablolar, yer örtücü peyzaj,
EW-AH376_geuze__G_20090819112037

Peyzaj şehirciliği nasıl bir planlama modeli sunuyor?

by Mehmet Emin DAŞ

“ Fordist üretim, makine kent, post-Fordist üretim, yeni şehircilik, 90′lara geldiğimizde elimizde ne kaldı? İşlevini yitirmiş dev endüstri binaları, aşırı yayılmış, merkezi kaybolmuş şehir-sistemler. Yıpranmış/yok olmuş habitatlar, doğal kaynaklar ve oldukça uzayacak bir liste. Bu mevcut duruma yanıt olarak peyzaj şehirciliği; “Kentte doğal peyzajı yeniden canlandıralım, doğaya sınır çizerek daha sağlıklı yapılı çevrelere erişemedik şimdi[...]

3

Türk Bahçelerinin Tasarım Özellikleri

by Mehmet Emin DAŞ

ÖZET Etrafı çevrilmiş alan olarak tanımlanan bahçe zamanla, belirli sınırları olan ve insanlar tarafından amaçlara göre planlanıp düzenlenmiş mekan olarak gelişmiş, insanların doğayla bütünleşmek, doğaya daha yakın olmak amacı  ile oluşturdukları yaşam alanı haline gelmiştir. Bahçe sanatı ise, insanların yaşadıkları çevreyi düzenleme istekleriyle başlamış, tarih boyunca değişim içinde olmuş ve her topluma göre farklı özellikler göstermiştir.Türklerde[...]

329878_10150458919144764_531829763_8309615_1329985504_o

Bir twitter eylemi binlerce mutlu yüz!

by Mehmet Emin DAŞ

Merhaba Arkadaşlar; Bugün sizlerle katılamayanlar için eylemin nasıl gerçekleştiği, eylemin arka planında yaşananlar ve eylem hakkındaki görüşlerimi bildirmek istiyorum. Ama öncelikle başarmamızda katkısı bulunan tüm insanlara binlerce twitine karşılık binlerce teşekkür ederek başlamak istiyorum. Gelelim olayın başlangıcına ve nasıl gerçekleştirildiğine. Twitter alemini keşfettikten sonra büyük işler yapılabileceğini farkederek  twitter/peyzax adresini açmıştım. Ve peyzaj mimarı yada peyzaj[...]

ss

İmar Değil İmha Planı!

by Mehmet Emin DAŞ

Okan Merhaba, Bu eylemi maillerle ya da twitter üzerinden sana sesimizi duyuramadığımız ( ya da cevap alamadığımız) için bu şekilde gerçekleştirdik. Öncelikle programına bu şekilde dâhil olduğumuz, programın bütünlüğünü bozduğumuz ve verdiğimiz geçici rahatsızlıktan dolayı özür dileriz.             Amacımız Peyzaj Mimarlığı mesleğinin sadece ‘’ çit sınırları içerisinde kalan bölgeyi çiçek böcekle bezemek’’  olmadığı farkındalığını yaratmak.[...]

78078_esenler_sehir_parki1

Oyunun Çocuk Gelişimine Etkisi ve Çocuk Oyun Alanları Tasarım Kriterleri

by Mehmet Emin DAŞ

Çocuk oyun alanları, kentsel strüktürde çocukların fiziksel, bilişsel ve psikolojik gelişimi için kaçınılmaz gerekliliktir. Günümüzde çocuk gelişimi ve psikolojisi üzerine yapılan çalışmalar oyun oynamanın çocuğun gelişiminde ve karakterinin şekillenmesinde önemli etkisi olduğunu bu bağlamda oyun oynamanın önemle ele alınması gerektiğini vurgulamaktadır.     Oyunun Çocuk Gelişimine Etkisi Oyun, çocuğun dünyaya adapte olmasında önemli bir araçtır.[...]

bolgesel

Türkiye’de Peyzaj hakkında spesifik bir araştırma-analiz…

by Mehmet Emin DAŞ

Bugün size Türkiye’de ki google üzerinden peyzaj aramalarını gösteren grafiklerle birlikte küçük bir araştırma-analiz yapacam. Websitemi açtığım günden bu güne (mayıs 2010) 31 binden fazla sayfa görüntülemesi, 11 bin civarında da tekil kullanıcı ziyareti aldık. Her gün artarak devam eden günlük ziyaretçi sayısı şimdilerde 500 civarında. Toplamda 62 tane üyemiz olmasına rağmen gariptir üyeliklerini gerek yorum yapmada gerek yeni[...]

The-Ecorium-Project-5

Dünyanın en büyük kapalı bahçesi: Eden Projesi

by Mehmet Emin DAŞ

Eden Project (anlam: “Eden Projesi”), St. Austell, Cornwall, Birleşik Krallık’ta bulunan büyük çaplı bir çevre kompleksidir.Tim Smit tarafından planlanmış olan projenin kompleksleri, 1996 yılında Nicholas Grimshaw tarafından tasarlanmış ve 17 Mart 2001 tarihinde halka açılmıştır. Kısa bir süre sonra Birleşik Krallık’a gezmeye gelen turistleri kendine çekmeye başlamıştır. Çelik konstrüksiyonla oluşturulan, adeta dev bir böceği andıran[...]

thumb

Türkiye peyzaj mimarlığı ile yeni tanışıyor

by Mehmet Emin DAŞ

Gerek kentsel ölçeklerde gerekse konut ölçeğinde peyzaj tasarımına olan talep arttı” diyor.   Birçok konferans bildirisi, yayınları ve ödüllü projesi bulunan Peyzaj Mimarı Belemir Dalokay, yurtdışında yürütülen birçok projeye de katkı sağlıyor. Öğretim üyeliği, yöneticilik yapan ve birçok ödüllü projeye imza atan Dalokay, mekanların peyzajla hayat bulduğuna inanıyor. Nitelikli bir peyzaj çalışmasının alandan çok mekan[...]

planbüyük

Müstakil Ev Bahçesi Projesi

by Mehmet Emin DAŞ

  Alanın Planı, Proje sonrası ve Lejant (Lejantta bulunan birkaç ağaç ismi doğru değildir, program otomatik eklediğinden müdahale etmedim) Resimlere tıklayarak çözünürtlükleri büyük hallerini görebilirsiniz.    Erzurum Havaalanı yolunda (Erzurum Ovası) arazisi bulunan müşterim, çitlerle çevrelediği müstakil evine proje çizdirmek istiyordu. Survey için araziye gittik, toprak kaliteli, taban su seviyesi yüksek olduğundan da bitkiler için elverişli[...]

53b7f0ac1c45d5f4a9121f3e3a402a0b

Türkiye’de Harika Peyzajın Resmi = Altın Park

by Mehmet Emin DAŞ

Yıllar önce peyzaj mimarlığını kazandığım yıl Ankara’ya gitmişken AltınPark’ı görmek istedim. Gittim gezdim ve herkes gibi bende hayran kaldım. Gerçekten Peyzaj konusunda Türkiye’nin medar-ı iftiharı denilebilecek güzellikte.. İçerisinde değişik sanat akımlarından (rönesans, uzakdoğu bahçeleri) etkilenen bahçeler oluşturulmakla kalınmamış, örneğin çin lokantası yapılıp bahçesi yakındoğu sanatı olarak tasarlanmış. Yani Çin’den gelen bir turist yabancılık çekmeyecek. Peyzaj[...]

central-park

Peyzaj Mimarlığının Doğum Yeri: Central Park

by Mehmet Emin DAŞ

New York şehrinin sembollerinden birisi Central Park’tır. Yüksek binaların ve gürültülü caddelerin arasındaki cennetten bahçe, hem New York’luların, hem de tüm dünyadan ziyaretçilerin en gözde uğrak yerlerinden biridir. Dünyanın en güzel parklarından biri olarak anılan Central Park, şehir karmaşasından bunalıp, çok uzaklara gitmeden doğayla başbaşa bir dinlenme imkânı arayanlar için birebirdir. Bu fikre katılan birçok kişi olacak ki bu çeşit çeşit bitkiler ve hayvanlarla dolu parkı, yılda ortalama 25 milyon kişi ziyaret eder.

idealcumhuriyet köyü

”ATATÜRK’ün Çılgın Peyzaj Projesi”

by Mehmet Emin DAŞ

Ulu Önder Atatürk’ün Cumhuriyetin ilk yıllarında bizzat kendi çizip geliştirin dediği bu proje hayret verici gerçekten. İçerisinde birçok sosyal projeyi de barındıran bu projeyi gördükten sonra bu başlığı atmaya karar verdim. Malesef Atatürk’ten sonra arşivlere kaldırılmış bu proje aşağıda sizinde göreceğiniz şekilde başkaları tarafından düzenlenerek çağımızın en önemli projelerinden biri olan ”Venüs Projesi” haline getirilmiştir.[...]

image010

Peyzaj Mimarlığında Semiyotik Bilimi

by Mehmet Emin DAŞ

Merhaba Arkadaşlar Peyzaj Life dergisinde yazarlığa başladım. İlk yazımı beğeninize sunuyorum. Ayrıca Peyzaj Life Mayıs 2011 sayısında bulabilirsiniz… Peyzaj Mimarlığında Semiyotik Bilimi Estonya’da eğitim görürken bölümünü sorduğum birçok kişiden ‘Semiyotik’ cevabını almıştım. Araştırınca Türkçeye ‘İşaret Bilimi’ veya ‘Gösterge Bilim’ olarak geçtiğini gördüm. Ancak Türkiye’de bu konuya -maalesef- yeterince önem verilmiyor. Avrupa bu konunun önemine varmış[...]

0_4d561_770d978e_XXL

Hayalet Ağaçlar

by Mehmet Emin DAŞ

Pakistan’da geçen yıl yaşanan sel felaketinde canlarını kurtarmak isteyen örümcekler ağaçları işgal edince…

Pakistan’da Temmuz 2010′da muson yağmurlarının yol açtığı sel felaketinde 2 bin kişi hayatını kaybetmiş ve ülke topraklarının 5′te 1′i sular altında kalmıştı. Gerek evlerin sular altında kalması, gerekse altyapının çökmesi nedeniyle 20 milyon kişinin doğrudan etkilendiği sellerde çok ilginç bir olay da yaşandı.

Beautiful-Butchart-Gardens-1

Butchart Bahçeleri

by Mehmet Emin DAŞ

Dünyanın en iyi bahçeleri sıralaması yapılsa Butchart Gardens ilk beşe girerdi heralde.. Yüzlerce gizli ışık sayesinde masal bahçelerine dönen ünlü Butchart bahçelerinin asıl güzelliği güneş batarken ortaya çıkar. Bahçe çiçekleri, nadir ağaçlar ve dolambaçlı yolları ile doludur. Güzel Ross Çeşmesi, yemyeşil bahçeler merkezinde fotoğraf çekmek ve izlemek yaratıcı ışıklandırma efektleri ile dans gibi aktiviteler insanları[...]

therapy-peyzaj

Fitoterapik bahçeler… Hastane bahçeleri için !..

by Mehmet Emin DAŞ

Bitkisel özellikleri hastane peyzajında kullanmak,yeni bir yaklaşım.
Bitkilerden yeterince yararlanabiliyor muyuz? Güzel bir bahçe bize sahip olduğundan da fazlasını verebilir mi? Bir peyzaj mimarı doğru bahçe düzenlemesiyle hastalıkların tedavisinde bile rol oynayabilir mi?

pic3

Peyzaj Mimarı Olmak İstiyorum (I want to be a Landscape Architect)

by Mehmet Emin DAŞ

İşte sosyal paylaşım sitelerinde izlenme rekoru kıran, peyzaj mimarlığını harika anlatan o video!

image004

Olaganüstü Mimari Yapilar – 2

by Mehmet Emin DAŞ

> Dün kaldığımız yerden devam.. Ras Al Khaimah Giriş KapısıRas Al Khaimah, UAE. 200m, 45fl. Kazanan tasarım. Uygulanıp uygulanmadığı bilinmiyor. Links: Skyscrapercity Urbika Ocean Uzay Merkezi Trondheim, Norveç. Devasa okyanus araştırma merkezi plan aşamasında. Links: Skyscrapercity Urbika1 Urbika2  Sami Kültür Merkezi Dağların yanında İskan Projesi SiriskjærStavanger’de iskan projesi. Links: Urbika Masdar CityDünyanın ilk sıfır Karbon[...]

>Olaganüstü Mimari Yapilar

Olaganüstü Mimari Yapilar

by Mehmet Emin DAŞ

Bugün gözlerinize inanamayacaksnz! Sizden ricam resimlerin üzerine tiklamadan geçmeyin çünkü resimler çok büyük pikselde ve HD kalitesindedir. O büyüyü ancak içine girince anlayacaksiniz. Aslinda yazima baslarken bugün size ZARA HADID den bahsetmek istiyordum ama bu resimlerdeki bi çok yapinin ona ait oldugunu söylemem yeterli olur umarim. Resimlerdeki yapıların hepsi Peyzaj la alakalı olmasada Peyzaj Mimarlarıyla[...]

>Konserve Çiçek

Konserve Çiçek

by Mehmet Emin DAŞ

> Merhaba sevgili blog takipcilerim. Erasmus nedeniyle yaklaşık iki haftadır Estonya’dayım ve burada mesleğimin çok değerli olduğunu farketmek beni sevindirdi. Bu ülkede gerçekten çok sayıda çiçekci var ve çiçek fiyatları çok uygun. Ülkenin normal piyasası yüksek olmasına rağmen küçük marketlerde dahi satılan canlı çiçekleri gördükce ve fiyatlarının 1-2 Euroya kadar düştüğünü görünce insanın hepsini alası[...]

>Ankara'nın Central Park'ı: DİKMEN VADİSİ

Ankara’nın Central Park’ı: DİKMEN VADİSİ

by Mehmet Emin DAŞ

  Ankara’ya vize almaya gitmişken Dikmen Vadisi’ni ziyaret edip site ziyaretcilerim için araştırma yapmak istedim.. Fotoğraflar kendi çekimim olup parkın 1. etap giriş bölgesinden hala devam eden 4. ve 5. etap son bölgelerine kadar sırasıyla devam etmektedir.. Park içerisinde 38 güvenlik bulunmakta ve parkın güvenliğini ANFA güvenlik sağlamaktadır. Parkın içerisindeki Peyzaj ofisine girdiğimde bakımını üstlenen[...]

>Erzurum Dadaşkent mevkiisi için hazırladığım Peyzaj Park Tasarımı Projem

Erzurum Dadaşkent mevkiisi için hazırladığım Peyzaj Park Tasarımı Projem

by Mehmet Emin DAŞ

> ÖNCE SONRA SUNUM PAFTASI KONSTRÜKSÜYON ELEMANLARI Çocuk Oyun alanı Giriş Ve Çıkışlar Tahta köprü Duvar üstü oturma birimleri Kapalı banklar Anfi çim Obje 1 Obje 2 Obje 3 Atatürk heykeli Dev Türk Bayrağı TERAS 3 BOYUTLU GÖSTERİMİ http://www.youtube.com/get_player Buda bitirdikten sonra boyarken

>Bana ait bir Peyzaj Tasarım Projesi 3 boyutlu video ve resimleriyle..

Bir Peyzaj Tasarım Projem 3 boyutlu video ve resimleriyle..

by Mehmet Emin DAŞ

Bu tasarımı autocadde öylesine çizmiştim. Hoşuma gidince de biraz değiştirip 3 boyutlu hale getirdim. Umarım sizde beğenirsiniz..

>Peyzaj Mimarlığı Nedir? Ne iş yapar?

Peyzaj Mimarlığı Nedir? Ne iş yapar?

by Mehmet Emin DAŞ

>Peyzaj Mimarlığı kavramı, ilk defa 1863 yılında ABD’de F. L.Olmsted ve C. Vaux tarafından New York Central Parkı tasarladıkları zaman gündeme gelmiştir. O günden itibaren, Peyzaj Mimarlığı, diğer çevre bilimcileriyle (mimarlar, mühendisler gibi) rekabet içinde faaliyetini sürdürmüştür.PEYZAJ MİMARLIĞI, ekoloji, planlama ve tasarım kavramlarını sistematik bir yapı içinde inceleyen, insan ve fiziksel çevresini, doğal ve kültürel[...]

>Renklerin Mimarideki Yeri

Renklerin Mimarideki Yeri

by Mehmet Emin DAŞ

>KAHVERENGİ Cansas Üniversitesi sanat müzesinde bir araştırma için halının altını elektronik bir sistemle donatmışlar, duvar rengini beyaz ve kahverengi olarak değişebilir yapmışlar. Arka fon beyaz kullanıldığında, insanlar müzede yavaş hareket etmiş, daha uzun süre kalıp, daha fazla alanda dolaşmışlar. Arka fon kahverengiye döndüğünde ise, insanlar müzede çok daha hızlı hareket edip, daha az alanda dolaşmış[...]

Dünyanın en büyük kapalı bahçesi: Eden Projesi

by Mehmet Emin DAŞ
Published on: 29 Ekim 2011
Categories: Araştırma, Genel, mimari projeler, park, proje örnekleri
Eden Project (anlam: “Eden Projesi”), St. Austell, Cornwall, Birleşik Krallık’ta bulunan büyük çaplı bir çevre kompleksidir.Tim Smit tarafından planlanmış olan projenin kompleksleri, 1996 yılında Nicholas Grimshaw tarafından tasarlanmış ve 17 Mart 2001 tarihinde halka açılmıştır. Kısa bir süre sonra Birleşik Krallık’a gezmeye gelen turistleri kendine çekmeye başlamıştır.
Çelik konstrüksiyonla oluşturulan, adeta dev bir böceği andıran biome‘ların kabuğu, camın kullanımı yasaklandığı için EFTE (Etilen-tetrafluoroetilen) yarı transparan bir örtü ile kaplıdır. Eden Project’te 3 bin 385 türe ait 97 bin 400 bitki bulunuyor.
  • Peyzaj Projesi: Land Use Consultants (LUC)
  • Mimari Proje: Nicholas Grimshaw ve Partners
  • Projenin Başlangıç Tarihi: 1998
  • İlk Aşama Açılış Tarihi: 10 Mayıs 2000
  • Açılış: Mart 2001
  • Yer: Cornwall, İngiltere
  • Alan: Toplam alan 50 hektar, kil çukuru 15 hektar
  • Maliyet: 37.5 milyon sterlin

    Dünyadaki en büyük sera alanı olan Eden projesi yeryüzünün her tarafından toplanmış 3.865 bitki türünün sergilendiği yapay biyomlardan oluşuyor. Yaşam hakkında yeni bir düşünce biçimini sunmak için tasarlanan bu yapı; ekoloji, bilim, sanat ve mimariyi çok başarılı bir şekilde birleştiriyor. Proje hem enformel hem de eğlenceli bir deneyim sunuyor. Aynı zamanda da sürdürülebilir geleceğin koşulu olarak insanların bitki örtüsü ve ağaçların varlığına bağımlı olduklarını hatırlatıyor.
Proje fikri, Tim Smith’le bahçecilik uzmanları Phillip McMillan ve Peter Thoday tarafından geliştirildi. Hedefleri, dünya florasını, bahçe bilimini, tarımı ve ormancılığı sergileyerek yaşayan bir tiyatro oluşturmaktı. Bunun için seçtikleri yer ise İngiltere’nin Güneybatı ucundaki Cronwall’da St. Austell yakınlarındaki bir kaolin ocağıydı. Projeyi gerçekleştirirken bu bölgenin ekolojik yapısının yanı sıra ekonomik ve sosyal yapısını da geliştirmeyi hedeflemişler.
Yapının mimari tasarımı için organik mimarideki iddialı uygulamalarından dolayı Nicholas Grimshaw ve Antony Hunt and Associates mühendislik firması ile birlikte çalışmışlar. Nicholas Grimshaw ve Partnerleri önceden Londra’nın uluslar arası tren istasyonu Waterloo’yu yaparken geniş ve dalga formunda bir cam çatı gerçekleştirmişti. Eden projesinde de, Buckminster Fuller’ın vizyonu olan azami kapalı hacmin asgari yüzey kullanımı ile elde edilmesi sağlanmış. Üstelik dünyanın en büyük iskelet yapısı seçilen birbirine geçmiş bu jeodezik kubbeler en hafif ve ekonomik şekilde gerçekleştirilmiş.

Projenin uygulama sürecinde karşılaşılan en büyük zorluklardan biri önceden kaolin ocağı olarak kullanılmış, yerin 15 metre altında ve toprak (humus) yüzeyi bile olmayan bir çukurda planlanması olmuş.
Biyomların yerleri Solar Modelleme programı kullanılarak kesinleştirilmiş. Böylece ortamın solar enerjiden pasif olarak en etkili şekilde yararlanması sağlanmış. Mimarlar ayrıca biyomları ETFE (Ethylene Tetra Fluoro Ethylene) folyosu ile kaplayarak enerji etkinliğini azami düzeye çıkarmış. ETFE’nin geniş spektrumdaki ışık geçirgenliği, bitki canlılığı için önemli olan gün ışığından azami düzeyde yararlanılmasını sağlamış. ETFE’nin diğer avantajları ise camın net ağırlığının %1’ine denk gelmesi, oldukça dayanıklı olmasının yanı sıra geri dönüştürülebilir ve anti statik olması.
Doğal pasif sisteme destek olarak, biyomların iç hava kalitesine ince ayar yapan aktif ısıtma sistemi yerleştirilmiş. Bununla birlikte yenilikçi sıvı dinamiği ölçümleme çalışmaları sayesinde doğal kaynak sarfiyatını azaltmak için havalandırma ve su stratejileri düşünülmüş. Örneğin yağmur suyu iç mekan nemlendirmesi için dönüştürülüyor. Hatta yer altı su sızıntıları bile değerlendirilerek sulamada kullanılıyor.

2,5 yıl süren uygulama sürecinden sonra 17 Mart 2001’de halka açılan Eden projesinin ilk sene ziyaretçi hedefi 750.000 iken proje birinci yaşını kutlarken ziyaretçi sayısı 1,91 milyon kişiye ulaşmış. Projenin daimi eleman kradosu 500 kişi. Bunun %95’i projenin gerçekleştirildiği Cronwall bölgesinden seçilmiş ve bu kişilerin %75’i önceden işsizmiş.
İki aşamadan oluşan projenin ilk fazı olan ziyaretçi merkezi, 15 hektar alana oturuyor ve Cennet bahçelerine giriş kapısı fonksiyonu çerçevesinde hol, dükkanlar, restoran ve eğitim galerilerini içeriyor.
İkinci aşamada ise biyomlar var, bunlar bir birini takip eden iki farklı iklim bölgesi. Biri tropik ikincisi Akdeniz iklimi. Yapı ikisini ilişkilendiriyor. İlk kubbe tropikal iklim koşullarını yaratıyor, ikincisi ılık/Akdeniz iklim koşullarını. Bitki örtüsü kuru tropik alanlara ait olacak üçüncü biyom ise planlama aşamasında.
Eden projesi birçok kültürel ve sanatsal etkinliğin yanı sıra büyük çaplı konsere ev sahipliği yapıyor. Ayrıca mekan ile birlikte kurulan Eden Vakfı birçok eğitim ve yaratıcı gelişim projesine ön ayak oluyor.

Diğer taraftan, Eden Projesi, EGS Enerji Şirketi’nin ortaklığı ile 25 milyon dolar yatırım gerektiren jeotermal enerji santrali projesini 2012 yılında çalışır hale getirmeyi planlıyor. İngiltere’de bir ilk olacak bu santral, Cornwall bölgesindeki yüzeyin 3 mil altındaki ısıyı yukarı taşıyarak elektrik üreten türbinleri harekete geçirecek. Başarılı olursa, santral 3 megavatlık yani 5000 evi ısıtmaya yeterli olan güç elde edecek. Eden projesinin yönetimi Cornwall’da gömülü bekleyen geniş jeotermal enerji rezervlerinin İngiltere’nin elektriğinin %10’unu karşılayabileceğini düşünüyor. Tabii elektrik dağıtımında Eden projesinin ihtiyacı öncelikli olacak.

Kil Çukurundan Cennete
İngiltere’nin güneybatı ucundaki Cornish kıyısında, Cornwall’da St. Austell yakınlarında gerçekleştirilen Eden Projesi, günde 14 bin, açılışının ardından geçen bir yıl sonunda toplam 1.5 milyon ziyaretçi çekti.’Bitki Tiyatrosu’ olarak nitelenen Eden’de 3.865 türe ait 97.400 bitki bulunuyor.
Eden Projesi tasarımı eski bir taşocağının kıvrımlı,eğimli yüzeylerinden ve taşıma yollarından türedi. Peyzaj Mimarı Land Use Consultants (LUC) projeyle Cornish’deki kaolin çıkarımının tarihini de yansıtmak istediklerini belirtiyor.
1994’de eski bir plak yapımcısı olan ve müthiş bir servet kazandıktan sonra otuzlu yaşlarda emekliye ayrılıp bahçe projeleri üretmeye girişen Tim Smith’le bahçecilik uzmanları Philip McMilan ve Peter Thoday, ‘dünya florasını, bahçe bilimini, tarımı ve Ormancılığı sergileyerek yaşayan bir tiyatro’ fikrini geliştirdiler. Smith bu düşünceyi şöyle açıklıyordu:
‘Yalnızca Bitkilerin bulunacağı bir yer olmamalıydı; yaşam hakkında yeni bir düşünce biçimini sunmalıydı.’
Bu düşünce hem yabani, hem de ekili Bitkilerin bir dizi egzotik seranın yanı sıra çağdaş ılıman dış bahçe kurularak sergilenmesi fikrini geliştirdi. Bu tartışmalar sürerken 1994’DE British Millenium Fund’dan 25 bin sterlin tutarında bir fon sağlanarak projenin gerçekleşmesi yolundaki ilk adım atıldı.
Eden’in kurulduğu 15 hektarlık eski bir kaolin ocağı olan arazi kıyıya iki mil uzaklıkta, 60 metre derinliktedir. Arazinin ucuzluğu ve okyanus ikliminin Bitkilerin gelişmesi için uygunluğu proje için buranın seçilmesine temel etken oldu.
Mimar Grimshaw, biri nemli tropik, öteki ılıman iklim özelliklerine sahip iki sera tasarladı. ‘Biome’ (biyom) olarak adlandırılan bu seralar strüktürel özellikleriyle pek çok yeniliğe sahiptirler. Her biri dört kubbeden oluşan biyomlar bugüne kadar yapılmış en büyük ve en hafif jeodezik strüktürler olarak niteleniyor. İnşaat sırasında kurulan iskeleler Guinness Rekorlar Kitabı’na bugüne kadar kurulmuş en yüksek iskeleler olarak girdi. Kubbeler kendi kendini taşıyan, birbiriyle bağlantılı çelik borulardan oluşturulmuş, altıgen ve beşgenlerden oluşmakta. Bu çokgen çerçevelerin en büyüğü 11 metre açıklığa sahip ve çelik boruların çapı ise 193 mm’dir. Bu örümcek ağı benzeri yapı üç kat etiltetraflöretilen (ETFE) ile kaplandı. ETFE camla karşılaştırıldığında daha iyi bir termal yalıtım ve daha fazla morötesi ışık geçirme özelliklerine sahip. Ayrıca camın yalnızca yüzde 1 ağılığında, bir başka deyişle bütün strüktür içindeki havadan daha hafif. Taşocağının duvarı her biyomun bir yanı olarak kullanıldı. Böylece doğal bir teraslama etkisi ve bitkiler için teatral bir arka perde yaratıldı. Ziyaretçiler ise bu kubbeleri taşocağı duvarlarına oturan sabun köpükleri gibi görmekteler.
Serginin başyıldızı nemli tropik iklim biyomudur. 240 metre uzunlukta, 110 metre genişlikte ve 55 metre yükseklikte olan bu sera kuruluşunun üzerinden yalnızca bir mevsim geçmiş olmasına karşın bir ormana dönüşmüş durumda. Daha küçük olan ılıman iklim serasında ekili bitkiler daha küçük ve yavaş büyüyen türden.
Büyük tropik serada Amazon, Batı Afrika, Malezya ve Okyanusya’dan getirilen bitkiler ve ürünler şelale, akarsu, havuz ve Malaya evleriyle birlikte sergilenmekte. Ilıman iklim serası California’dan Güney Afrika’ya Batı Avustralya’ya ve Akdeniz havzasına uzanan Akdeniz iklim kuşağının florasını sunmakta. Bu iki biyolojik mekanı çim örtülü bir çatıya sahip, içinde 500 kişilik bir restoranı da barındıran bir yapı birleştirmekte.
Kubbeli seraların dışındaki 12 hektarlık açık alanda Şili ikliminden Atlantik iklimine kadar geniş bir iklim alanında yetişebilen çeşitli bitkiler sergilenmekte.
800px-Eden_Project_geodesic_domes_panorama.jpg

Peter Thoday, sergi stratejisini dört ana temada tanımlıyor

Bütün dünyadaki farklı habitatları içeren ekolojik bir sergi. 20 muz türü, en önemli sekiz tropik baharat, kış için hayvan yemleri vb. öğretici koleksiyonlar. Bitkilerin yaşam sistemini anlatan bilimsel sergiler; örneğin tozlaşma yöntemleri veya çevresel tolerans. Sanatta gerçeküstü olanaklar. Bu stratejinin ötesinde Eden Projesi aynı zamanda ticari, eğitsel ve bilimsel ortaklıklar da geliştiriyor. Özellikle Eden Projesi’nin Yerel Parklar Dairesi’nin son yirmi yıldaki kesintileri ve politikaları sonucu İngiliz bahçelerinde ortaya çıkan gerilemeyi dengeleyeceği belirtiliyor.

Projenin gerçekleştirilmesi sırasında kaolinin yapısından dolayı çok ciddi inşaat ve teknoloji sorunlarıyla baş edilmeye çalışıldı. Kaolinin gevşek bir toprak olması nedeniyle Hindistan cevizi hasırı katkılı ekim terasları yoluyla toprağın stabilize edilmesi yoluna gidildi. Su, düzeyi çukurun zemin düzeyinin üstündeydi. Bu durum özellikle çok yağışlı geçen 2000 kışında büyük sorun yarattı. İnşaatın ilk üç ayında 163 milyon litre su boşaltıldı. Saniyede 22 litre suyu boşaltma kapasitesine sahip bir drenaj sistemi kuruldu.
Toprak üretimi Eden Projesi’nde endüstriyel bir sürece dönüştü. Başlangıç için bir humus tabakası yoktu. Yerel ocak artığı kullanıldı. Sanki ‘ay’da bir bahçe inşa ediliyor gibiydi. Kaolin çukurlarından elde edilen atık kum ve kile, organik bileşen olarak ormandan alınan ağaç kabuğu ve evlerden çıkan yeşil atıklar eklenerek elde edilen bu toprak baz olarak kullanıldı. Bu üretilmiş toprak bugün ticari olarak da pazarlanmakta. Ayrıca, çeşitli spesifik toprak türleri getirildi. Örneğin, tropikal topraklar esasen organik karakterli iken ılıman iklim toprağı kum asıllı kil ve ağaç kabuğu katkılı; Güney Amerikan Fynbos, bitkisinin gereksinimi ise çürütülmüş kabuk ve kumdan oluşturulmuş, besleyici içermeyen bir toprak.
LUC, Thoday ve McMillan’ın hazırladığı her sergi için yüzden fazla sınırlamayı dikkate almak zorundaydı: görünüş, eğim, bitki büyüklüğü, toprak tipi ve daha nicesi. Cole’a göre bitki bilimcilerin ideali Doğu İngiltere’de düz bir bozkır alanıydı, böylece istedikleri dörtgensel alanlara sahip olabilirlerdi. Ama çalışılan arazi dev boyutlu, eğimli bir çukurdu, dolayısıyla parsel büyüklüğünün, eğimin, yönelimin dengelenmesi çok özel bir işlevsel sorun olarak ortaya çıkıyordu. Dikkate alınması gereken bir diğer nokta, malzemelerin taşınma gereksiniminin en az olacak şekilde planlama gereğiydi.
Eden Projesi’ndeki sera tasarımı bu tür sergilerin nasıl olması gerektiği sorusunu gündeme getirdi. Kubbeli teatral bir yaklaşım ortaya çıktı: 20. yüzyılın sonlarındaki botanik bahçelerindeki gibi bir sahneleme yaratıldı. Eden’in iç mekânında görkemli bir görünüm egemen oldu. Dışarıdaki sergiler ise eski botanik bahçelerindeki gibi parça parça birbirine eklendi. Ancak 17. yüzyıl bahçelerinin dikdörtgen geometrisine karşın burada iki ayaklı bir geometri geliştirildi.
Eski ocağın rampalarına ve meyillerine uyan, yılanvari kıvrımlar düz çizgili geometrisiyle kesiştirildi. Barselona Botanik Bahçesi’nin Corten çelik-yüzlü duvarlarla güçlendirilmiş üçgensel, doğrusal fraktal strüktürlü yapısıyla benzerlik kurulsa da unutulmamalıdır ki, Barselona Botanik Bahçesi bir dağın dışbükey eğimlerine inşa edilmiştir. Oysa Eden Projesi’nde araziye egemen olan çizgi içbükeydir. Bu durum, sergilerin genişliği karşısında izleyicinin kendisini küçücük hissetmesine neden olmaktadır. Eski taş ocağı bugün bitkilendirilmiş tepecikler, rampalardan oluşan bir görünüm sunuyor. En aşağıda çeşitli etkilikler için düşünülmüş bir göl bulunuyor. Ziyaretçiler yürüyerek veya trenle kubbeli seralara ulaşmaktadır.
Kaynak: http://www.msxlabs.org/forum/mimari-eserler/336548-peyzaj-projeleri-eden-projesi-eden-project.html#ixzz1cBQj4ID9
1 Comment
  1. hakan arslan diyor ki:

    cok iyi bir proje. boyle projeler Erzurum a da lazim mehmetcim haberin olsun senden de bekliyoruz..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Welcome , today is Cuma, 31 Ekim 2014