tasarım kontrolü, tasarım ilkeleri, yaratıcı eserler, yeni tablolar, yer örtücü peyzaj,
EW-AH376_geuze__G_20090819112037

Peyzaj şehirciliği nasıl bir planlama modeli sunuyor?

by Mehmet Emin DAŞ

“ Fordist üretim, makine kent, post-Fordist üretim, yeni şehircilik, 90′lara geldiğimizde elimizde ne kaldı? İşlevini yitirmiş dev endüstri binaları, aşırı yayılmış, merkezi kaybolmuş şehir-sistemler. Yıpranmış/yok olmuş habitatlar, doğal kaynaklar ve oldukça uzayacak bir liste. Bu mevcut duruma yanıt olarak peyzaj şehirciliği; “Kentte doğal peyzajı yeniden canlandıralım, doğaya sınır çizerek daha sağlıklı yapılı çevrelere erişemedik şimdi[...]

3

Türk Bahçelerinin Tasarım Özellikleri

by Mehmet Emin DAŞ

ÖZET Etrafı çevrilmiş alan olarak tanımlanan bahçe zamanla, belirli sınırları olan ve insanlar tarafından amaçlara göre planlanıp düzenlenmiş mekan olarak gelişmiş, insanların doğayla bütünleşmek, doğaya daha yakın olmak amacı  ile oluşturdukları yaşam alanı haline gelmiştir. Bahçe sanatı ise, insanların yaşadıkları çevreyi düzenleme istekleriyle başlamış, tarih boyunca değişim içinde olmuş ve her topluma göre farklı özellikler göstermiştir.Türklerde[...]

329878_10150458919144764_531829763_8309615_1329985504_o

Bir twitter eylemi binlerce mutlu yüz!

by Mehmet Emin DAŞ

Merhaba Arkadaşlar; Bugün sizlerle katılamayanlar için eylemin nasıl gerçekleştiği, eylemin arka planında yaşananlar ve eylem hakkındaki görüşlerimi bildirmek istiyorum. Ama öncelikle başarmamızda katkısı bulunan tüm insanlara binlerce twitine karşılık binlerce teşekkür ederek başlamak istiyorum. Gelelim olayın başlangıcına ve nasıl gerçekleştirildiğine. Twitter alemini keşfettikten sonra büyük işler yapılabileceğini farkederek  twitter/peyzax adresini açmıştım. Ve peyzaj mimarı yada peyzaj[...]

ss

İmar Değil İmha Planı!

by Mehmet Emin DAŞ

Okan Merhaba, Bu eylemi maillerle ya da twitter üzerinden sana sesimizi duyuramadığımız ( ya da cevap alamadığımız) için bu şekilde gerçekleştirdik. Öncelikle programına bu şekilde dâhil olduğumuz, programın bütünlüğünü bozduğumuz ve verdiğimiz geçici rahatsızlıktan dolayı özür dileriz.             Amacımız Peyzaj Mimarlığı mesleğinin sadece ‘’ çit sınırları içerisinde kalan bölgeyi çiçek böcekle bezemek’’  olmadığı farkındalığını yaratmak.[...]

78078_esenler_sehir_parki1

Oyunun Çocuk Gelişimine Etkisi ve Çocuk Oyun Alanları Tasarım Kriterleri

by Mehmet Emin DAŞ

Çocuk oyun alanları, kentsel strüktürde çocukların fiziksel, bilişsel ve psikolojik gelişimi için kaçınılmaz gerekliliktir. Günümüzde çocuk gelişimi ve psikolojisi üzerine yapılan çalışmalar oyun oynamanın çocuğun gelişiminde ve karakterinin şekillenmesinde önemli etkisi olduğunu bu bağlamda oyun oynamanın önemle ele alınması gerektiğini vurgulamaktadır.     Oyunun Çocuk Gelişimine Etkisi Oyun, çocuğun dünyaya adapte olmasında önemli bir araçtır.[...]

bolgesel

Türkiye’de Peyzaj hakkında spesifik bir araştırma-analiz…

by Mehmet Emin DAŞ

Bugün size Türkiye’de ki google üzerinden peyzaj aramalarını gösteren grafiklerle birlikte küçük bir araştırma-analiz yapacam. Websitemi açtığım günden bu güne (mayıs 2010) 31 binden fazla sayfa görüntülemesi, 11 bin civarında da tekil kullanıcı ziyareti aldık. Her gün artarak devam eden günlük ziyaretçi sayısı şimdilerde 500 civarında. Toplamda 62 tane üyemiz olmasına rağmen gariptir üyeliklerini gerek yorum yapmada gerek yeni[...]

The-Ecorium-Project-5

Dünyanın en büyük kapalı bahçesi: Eden Projesi

by Mehmet Emin DAŞ

Eden Project (anlam: “Eden Projesi”), St. Austell, Cornwall, Birleşik Krallık’ta bulunan büyük çaplı bir çevre kompleksidir.Tim Smit tarafından planlanmış olan projenin kompleksleri, 1996 yılında Nicholas Grimshaw tarafından tasarlanmış ve 17 Mart 2001 tarihinde halka açılmıştır. Kısa bir süre sonra Birleşik Krallık’a gezmeye gelen turistleri kendine çekmeye başlamıştır. Çelik konstrüksiyonla oluşturulan, adeta dev bir böceği andıran[...]

thumb

Türkiye peyzaj mimarlığı ile yeni tanışıyor

by Mehmet Emin DAŞ

Gerek kentsel ölçeklerde gerekse konut ölçeğinde peyzaj tasarımına olan talep arttı” diyor.   Birçok konferans bildirisi, yayınları ve ödüllü projesi bulunan Peyzaj Mimarı Belemir Dalokay, yurtdışında yürütülen birçok projeye de katkı sağlıyor. Öğretim üyeliği, yöneticilik yapan ve birçok ödüllü projeye imza atan Dalokay, mekanların peyzajla hayat bulduğuna inanıyor. Nitelikli bir peyzaj çalışmasının alandan çok mekan[...]

planbüyük

Müstakil Ev Bahçesi Projesi

by Mehmet Emin DAŞ

  Alanın Planı, Proje sonrası ve Lejant (Lejantta bulunan birkaç ağaç ismi doğru değildir, program otomatik eklediğinden müdahale etmedim) Resimlere tıklayarak çözünürtlükleri büyük hallerini görebilirsiniz.    Erzurum Havaalanı yolunda (Erzurum Ovası) arazisi bulunan müşterim, çitlerle çevrelediği müstakil evine proje çizdirmek istiyordu. Survey için araziye gittik, toprak kaliteli, taban su seviyesi yüksek olduğundan da bitkiler için elverişli[...]

53b7f0ac1c45d5f4a9121f3e3a402a0b

Türkiye’de Harika Peyzajın Resmi = Altın Park

by Mehmet Emin DAŞ

Yıllar önce peyzaj mimarlığını kazandığım yıl Ankara’ya gitmişken AltınPark’ı görmek istedim. Gittim gezdim ve herkes gibi bende hayran kaldım. Gerçekten Peyzaj konusunda Türkiye’nin medar-ı iftiharı denilebilecek güzellikte.. İçerisinde değişik sanat akımlarından (rönesans, uzakdoğu bahçeleri) etkilenen bahçeler oluşturulmakla kalınmamış, örneğin çin lokantası yapılıp bahçesi yakındoğu sanatı olarak tasarlanmış. Yani Çin’den gelen bir turist yabancılık çekmeyecek. Peyzaj[...]

central-park

Peyzaj Mimarlığının Doğum Yeri: Central Park

by Mehmet Emin DAŞ

New York şehrinin sembollerinden birisi Central Park’tır. Yüksek binaların ve gürültülü caddelerin arasındaki cennetten bahçe, hem New York’luların, hem de tüm dünyadan ziyaretçilerin en gözde uğrak yerlerinden biridir. Dünyanın en güzel parklarından biri olarak anılan Central Park, şehir karmaşasından bunalıp, çok uzaklara gitmeden doğayla başbaşa bir dinlenme imkânı arayanlar için birebirdir. Bu fikre katılan birçok kişi olacak ki bu çeşit çeşit bitkiler ve hayvanlarla dolu parkı, yılda ortalama 25 milyon kişi ziyaret eder.

idealcumhuriyet köyü

”ATATÜRK’ün Çılgın Peyzaj Projesi”

by Mehmet Emin DAŞ

Ulu Önder Atatürk’ün Cumhuriyetin ilk yıllarında bizzat kendi çizip geliştirin dediği bu proje hayret verici gerçekten. İçerisinde birçok sosyal projeyi de barındıran bu projeyi gördükten sonra bu başlığı atmaya karar verdim. Malesef Atatürk’ten sonra arşivlere kaldırılmış bu proje aşağıda sizinde göreceğiniz şekilde başkaları tarafından düzenlenerek çağımızın en önemli projelerinden biri olan ”Venüs Projesi” haline getirilmiştir.[...]

image010

Peyzaj Mimarlığında Semiyotik Bilimi

by Mehmet Emin DAŞ

Merhaba Arkadaşlar Peyzaj Life dergisinde yazarlığa başladım. İlk yazımı beğeninize sunuyorum. Ayrıca Peyzaj Life Mayıs 2011 sayısında bulabilirsiniz… Peyzaj Mimarlığında Semiyotik Bilimi Estonya’da eğitim görürken bölümünü sorduğum birçok kişiden ‘Semiyotik’ cevabını almıştım. Araştırınca Türkçeye ‘İşaret Bilimi’ veya ‘Gösterge Bilim’ olarak geçtiğini gördüm. Ancak Türkiye’de bu konuya -maalesef- yeterince önem verilmiyor. Avrupa bu konunun önemine varmış[...]

0_4d561_770d978e_XXL

Hayalet Ağaçlar

by Mehmet Emin DAŞ

Pakistan’da geçen yıl yaşanan sel felaketinde canlarını kurtarmak isteyen örümcekler ağaçları işgal edince…

Pakistan’da Temmuz 2010′da muson yağmurlarının yol açtığı sel felaketinde 2 bin kişi hayatını kaybetmiş ve ülke topraklarının 5′te 1′i sular altında kalmıştı. Gerek evlerin sular altında kalması, gerekse altyapının çökmesi nedeniyle 20 milyon kişinin doğrudan etkilendiği sellerde çok ilginç bir olay da yaşandı.

Beautiful-Butchart-Gardens-1

Butchart Bahçeleri

by Mehmet Emin DAŞ

Dünyanın en iyi bahçeleri sıralaması yapılsa Butchart Gardens ilk beşe girerdi heralde.. Yüzlerce gizli ışık sayesinde masal bahçelerine dönen ünlü Butchart bahçelerinin asıl güzelliği güneş batarken ortaya çıkar. Bahçe çiçekleri, nadir ağaçlar ve dolambaçlı yolları ile doludur. Güzel Ross Çeşmesi, yemyeşil bahçeler merkezinde fotoğraf çekmek ve izlemek yaratıcı ışıklandırma efektleri ile dans gibi aktiviteler insanları[...]

therapy-peyzaj

Fitoterapik bahçeler… Hastane bahçeleri için !..

by Mehmet Emin DAŞ

Bitkisel özellikleri hastane peyzajında kullanmak,yeni bir yaklaşım.
Bitkilerden yeterince yararlanabiliyor muyuz? Güzel bir bahçe bize sahip olduğundan da fazlasını verebilir mi? Bir peyzaj mimarı doğru bahçe düzenlemesiyle hastalıkların tedavisinde bile rol oynayabilir mi?

pic3

Peyzaj Mimarı Olmak İstiyorum (I want to be a Landscape Architect)

by Mehmet Emin DAŞ

İşte sosyal paylaşım sitelerinde izlenme rekoru kıran, peyzaj mimarlığını harika anlatan o video!

image004

Olaganüstü Mimari Yapilar – 2

by Mehmet Emin DAŞ

> Dün kaldığımız yerden devam.. Ras Al Khaimah Giriş KapısıRas Al Khaimah, UAE. 200m, 45fl. Kazanan tasarım. Uygulanıp uygulanmadığı bilinmiyor. Links: Skyscrapercity Urbika Ocean Uzay Merkezi Trondheim, Norveç. Devasa okyanus araştırma merkezi plan aşamasında. Links: Skyscrapercity Urbika1 Urbika2  Sami Kültür Merkezi Dağların yanında İskan Projesi SiriskjærStavanger’de iskan projesi. Links: Urbika Masdar CityDünyanın ilk sıfır Karbon[...]

>Olaganüstü Mimari Yapilar

Olaganüstü Mimari Yapilar

by Mehmet Emin DAŞ

Bugün gözlerinize inanamayacaksnz! Sizden ricam resimlerin üzerine tiklamadan geçmeyin çünkü resimler çok büyük pikselde ve HD kalitesindedir. O büyüyü ancak içine girince anlayacaksiniz. Aslinda yazima baslarken bugün size ZARA HADID den bahsetmek istiyordum ama bu resimlerdeki bi çok yapinin ona ait oldugunu söylemem yeterli olur umarim. Resimlerdeki yapıların hepsi Peyzaj la alakalı olmasada Peyzaj Mimarlarıyla[...]

>Konserve Çiçek

Konserve Çiçek

by Mehmet Emin DAŞ

> Merhaba sevgili blog takipcilerim. Erasmus nedeniyle yaklaşık iki haftadır Estonya’dayım ve burada mesleğimin çok değerli olduğunu farketmek beni sevindirdi. Bu ülkede gerçekten çok sayıda çiçekci var ve çiçek fiyatları çok uygun. Ülkenin normal piyasası yüksek olmasına rağmen küçük marketlerde dahi satılan canlı çiçekleri gördükce ve fiyatlarının 1-2 Euroya kadar düştüğünü görünce insanın hepsini alası[...]

>Ankara'nın Central Park'ı: DİKMEN VADİSİ

Ankara’nın Central Park’ı: DİKMEN VADİSİ

by Mehmet Emin DAŞ

  Ankara’ya vize almaya gitmişken Dikmen Vadisi’ni ziyaret edip site ziyaretcilerim için araştırma yapmak istedim.. Fotoğraflar kendi çekimim olup parkın 1. etap giriş bölgesinden hala devam eden 4. ve 5. etap son bölgelerine kadar sırasıyla devam etmektedir.. Park içerisinde 38 güvenlik bulunmakta ve parkın güvenliğini ANFA güvenlik sağlamaktadır. Parkın içerisindeki Peyzaj ofisine girdiğimde bakımını üstlenen[...]

>Erzurum Dadaşkent mevkiisi için hazırladığım Peyzaj Park Tasarımı Projem

Erzurum Dadaşkent mevkiisi için hazırladığım Peyzaj Park Tasarımı Projem

by Mehmet Emin DAŞ

> ÖNCE SONRA SUNUM PAFTASI KONSTRÜKSÜYON ELEMANLARI Çocuk Oyun alanı Giriş Ve Çıkışlar Tahta köprü Duvar üstü oturma birimleri Kapalı banklar Anfi çim Obje 1 Obje 2 Obje 3 Atatürk heykeli Dev Türk Bayrağı TERAS 3 BOYUTLU GÖSTERİMİ http://www.youtube.com/get_player Buda bitirdikten sonra boyarken

>Bana ait bir Peyzaj Tasarım Projesi 3 boyutlu video ve resimleriyle..

Bir Peyzaj Tasarım Projem 3 boyutlu video ve resimleriyle..

by Mehmet Emin DAŞ

Bu tasarımı autocadde öylesine çizmiştim. Hoşuma gidince de biraz değiştirip 3 boyutlu hale getirdim. Umarım sizde beğenirsiniz..

>Peyzaj Mimarlığı Nedir? Ne iş yapar?

Peyzaj Mimarlığı Nedir? Ne iş yapar?

by Mehmet Emin DAŞ

>Peyzaj Mimarlığı kavramı, ilk defa 1863 yılında ABD’de F. L.Olmsted ve C. Vaux tarafından New York Central Parkı tasarladıkları zaman gündeme gelmiştir. O günden itibaren, Peyzaj Mimarlığı, diğer çevre bilimcileriyle (mimarlar, mühendisler gibi) rekabet içinde faaliyetini sürdürmüştür.PEYZAJ MİMARLIĞI, ekoloji, planlama ve tasarım kavramlarını sistematik bir yapı içinde inceleyen, insan ve fiziksel çevresini, doğal ve kültürel[...]

>Renklerin Mimarideki Yeri

Renklerin Mimarideki Yeri

by Mehmet Emin DAŞ

>KAHVERENGİ Cansas Üniversitesi sanat müzesinde bir araştırma için halının altını elektronik bir sistemle donatmışlar, duvar rengini beyaz ve kahverengi olarak değişebilir yapmışlar. Arka fon beyaz kullanıldığında, insanlar müzede yavaş hareket etmiş, daha uzun süre kalıp, daha fazla alanda dolaşmışlar. Arka fon kahverengiye döndüğünde ise, insanlar müzede çok daha hızlı hareket edip, daha az alanda dolaşmış[...]

Atatürk’ün Ağaç ve Orman Sevgisi

by Mehmet Emin DAŞ
Published on: 12 Ocak 2011
Categories: Dergi, Genel

>

Atatürk’ün doğayı, ağacı sevmesinin en belirgin örneklerinden birisi de kuşkusuz Atatürk Orman Çiftliği’dir. Atatürk, 1925 yılında kendi aylığından ödeyerek çiftliğin bugünkü yerini satın almıştır. O yıllarda bu topraklar, ortasından demiryolu geçen bataklık ve boş bir araziydi. O toprağa karşı zafer kazanabileceğini de kanıtlayarak çiftliği burada kurdu. Bugün, Ankaralılar için çiftlik bir dinlenme yeri haline gelmiş, Atatürk’ün önderliğinde dikilen ağaçlar büyümüş, gölgesinde insanlar dinlenir olmuştur.
Ankara’yı Türkiye Cumhuriyetinin başkenti yapan ve bir bozkır kasabasında modern bir şehir kuran Atatürk, bu yönüyle de, günümüzdeki, şehircilik, çevre ve tabiat güzelliği kavramlarına, 1920′li yılların şartları içinde ışık tutan bir dehadır. Bu kavramların bilinmediği ve konuşulmadığı o yıllarda, şehircilik uzmanlarını getirterek, Cumhuriyetin başkenti Ankara’yı düzene sokan, ağaç diktiren, bulvarlar açtıran, Çiftliği kuran, sefaret bahçelerinde yeşilliğe imkan veren Atatürk, diğer yönleriyle olduğu gibi, bu yönüyle de her zaman örnek alınması gereken eşsiz büyük bir önderdir.

Atatürk’ün kişiliğini oluşturan etkenler arasında bitki ve hayvan sevgisinin de önemli bir yeri bulunmaktadır. Atatürk, yaşamının son günlerinde de yeşillikler arasında olma özlemini duymuştur. Yeşilliği olduğu kadar barışı da seven Atatürk’ün Anıtkabiri’ne dünya uluslarının gönderdikleri fidanlarla meydana gelen Barış Parkı, ölümünden sonra da Ata’nın kişiliğiyle bütünleşmiştir.
Dayısının çiftliğinde
Atatürk’ün doğa sevgisi, babası öldükten sonra annesi ve kardeşi ile beraber Selanik’in otuz kilometre yakınlarında Zübeyde Hanımın ağabeyi olan Hüseyin Ağa’nın çiftliğine yerleşmeleri ile başlamıştır. Burada, Atatürk çiftçilik işleri ile uğraşarak, yeşilliğe, toprağa ve doğaya ilgi duymuştur. O’nun bitki ve hayvan sevgisinin ilk belirtileri, bu çiftlik yaşamından kaynaklanmaktadır. Çünkü O, ilerki yaşamında çiftlikler kuracak, hayvan besleyecek ve ağaçlandırmaya büyük önem verecektir.
Atatürk’ün sınıf arkadaşlarından Ali Fuat Cebesoy, O’nun doğa sevgisini belirtirken bir anısını şöyle anlatır:
Harp Akademisi’nin üçüncü sınıfına geçtiğimiz zaman Mustafa Kemal, Selanik’e sılaya gitmeden önce bizde misafir kaldı. O günlerin birinde Satılmış Çavuş’u da alarak Alemdağı’na uzandık. Arkadaşım samimi bir doğa aşığı idi. Ormanlık yerlerden çok hoşlanırdı. Öğleye doğru pınar başında mola verdik…Uzaklarda bir kasır vardı ve manzarası harikulade güzeldi. Adeta Mustafa Kemal’i büyüledi…Oradan ayrılırken Mustafa Kemal: ‘Fuat’ dedi, ‘İnsan yaşlandıktan sonra şehirlerin gürültülü hayatından uzaklaşmalı, böyle sakin ve ağaçlık bir yere çekilmelidir. Bak, şu karşıdaki köşk insanın ruhuna nasıl bir ferahlık veriyor.”
Afet İnan, Atatürk ve Çankaya’nın ilk Cumhurbaşkanlığı Köşkü için seçilmesini anlatırken şöyle diyor: “Atatürk’ün Çankaya’yı seçmesinde etken, birkaç büyük karakavak ve söğüt ağaçlarının bulunması idi. Onların rüzgarlı günlerdeki hışırtısından daima zevk duyardı.”
Atatürk doğayı çok seven bir insandı. Yeşile, çiçeğe, ağaca hayrandı. Nezihe Araz, Atatürk’ün ağaçlandırmaya verdiği önemle O’ndaki doğa sevgisini bir söyleşide şöyle dile getirmiştir:
“Ne oldu buradaki ağaca”
“Çankaya köşkünden Meclis binasına giderken o günün Ankara’sında bir tek iğde ağacı vardır. Mustafa Kemal, her gün ağacın önünden geçerken arabayı yavaşlatıyor ve ağacı selamlıyor. Bir gün; ‘Bakın bu benim…’ derken, o ağacın yerinde olmadığını görüyor. Büyük bir telaşla otomobili durdurup iniyor. Buradaki işçilere; ‘Ne oldu buradaki ağaca’ diyor. ‘Efendim, yolu genişletmek için ağacı kestik’ cevabını alıyor. Arabasına dönen Mustafa Kemal ağlamaya başlıyor. Bunun başka yolu yok muydu? diye.”
Afet İnan, Atatürk’ün doğa ve ağaç sevgisi ile ilgili olarak şöyle diyordu:
“1919 yılında Atatürk Ankara’yı pek az ağaçlı bulmuştu. O, eski adı Orman Çiftliği olan yerde, orman yetiştirmeyi kendisine ideal edinmişti. O’nun için her ağaç yeni, kıymetli birer varlıktı. Bunların yetiştiğini, büyüdüğünü görmek, bir idealin tahakkuk edişindeki zevki kendisine veriyordu. Gazi Orman Çiftliği, insanların irade ve çalışmalarıyla, tabiatı güzelleştirme ve verimli kılma kuvvetinin bir örneğidir.”
Atatürk’ü yakından tanıyanların şu ortak görüşte birleştikleri görülmektedir: “Atatürk doğayı severdi. Ağaçlandırmaya önem verirdi.” Bir gün Atatürk, Kurmay Başkanı İsmet Bey’le Diyarbakır çöllerinde atla gidiyorlarmış. Mustafa Kemal demiş ki: “Çabuk bana yeni bir din bul. Ağaç dini. Bir din ki, ibadeti ağaç dikmek olsun.”
Atatürk’ün doğayı, ağacı sevmesinin en belirgin örneklerinden birisi de kuşkusuz Atatürk Orman Çiftliği’dir. Atatürk, 1925 yılında kendi aylığından ödeyerek çiftliğin bugünkü yerini satın almıştır. O yıllarda bu topraklar, ortasından demiryolu geçen bataklık ve boş bir araziydi. O, toprağa karşı zafer kazanabileceğini de kanıtlayarak çiftliği burada kurdu. Bugün, Ankaralılar için çiftlik bir dinlenme yeri haline gelmiş, Atatürk’ün önderliğinde dikilen ağaçlar büyümüş, gölgesinde insanlar dinlenir olmuştur. O doğadan zevk alan bir insan olarak, yeşilliği ve ormanı daima sevmiştir.
Falih Rıfkı Atay, “Atatürk çiftlik dağlarının ormanlaşması için bizzat uğraştı. Hemen her ağaçta hakkı vardır” derken; Afet İnan da, “Orman Çiftliği’nin her ağaçlandırma evresinde Atatürk’ün bakışı, görüşü, emeği vardır” diyor. Eski adı Orman Çiftliği olan yerde orman yetiştirmeyi amaç edinmişti. Onun için her ağaç eski ve yeni, kıymetli birer varlıktı.
Özlemi tüm ülkeyi ağaçlandırmaktı
Atatürk’ün ağaç ve yeşillik sevgisi, yalnız Ankara’ya has bir özlem değildi. “Bu vatan, çocuklarımız ve torunlarımız için cennet yapılmaya değer” diyen Atatürk’ün özlemi, tüm ülkeyi ağaçlandırmaktı, yeşillendirmekti.
Bir gün, İstanbul’un eski vali ve belediye başkanlarından Muhittin Üstündağ ve Afet İnan’la birlikte boğazda bir motor gezisinde Salacak önlerinden geçerken; “Bu güzel yerleri ağaçlarla bir kat daha güzelleştirmek için İstanbul Belediye Başkanı olmak istiyorum” derken, Atatürk’ün bu sözlerindeki gerçeği çözmek elbette güç değildir.
Ülkemiz toprakları üzerinde Atatürk’ün yakın ilgisi ve sevgisiyle Yalova yeşil bir cennet köşesi haline gelmiştir. Muhsin Zekai Bayer, Atatürk’ün Yalova’yı ağaçlandırma çabalarını şöyle anlatır:
“Yalova kaplıcalarının yeşil cennet diyarı ve çam ormanları, Atamızın çabaları ile meydana gelmiştir…İlk iş olarak o zamanın ünlü bahçıvanlarından Pandeli Efendi’yi Boğaz içindeki çiçek bahçesinden alarak işin başına geçirtmiştir. Onun yakın ilgileriyledir ki, bu gün ‘Çam Burnu’ adı verilen ormanlık alan yaratılmıştır.”
Atatürk, Türkiye Büyük Millet Meclisi açış konuşmalarında, doğal varlıklarımız olan ormanların korunması, dengeli ve tekniğe uygun şekilde işletilmesine yönelik konulara da yer vermiştir. 1 Mart 1922 yılında 1. Dönem 3. Yasama Yılı konuşmasında, ormancılığın kurallarını şöyle belirtmiştir.
“Gerek tarım, gerek memleketin varlık ve genel sağlığı konularında önemi kesin olan ormanlarımızı da modern önlemlerle iyi duruma getirmek, genişletmek ve en yüksek faydayı sağlamak da önemli kurallarımızdan biridir.”
Atatürk, bir ağaç dalının kesilmesine rıza göstermeyecek kadar yeşili ve ağacı seven bir varlık idi. Yalova’da yapılan bir köşkün çevresindeki meşelerin korunması için orman mühendislerine sık sık öğüt vermiştir. Gazi Mustafa Kemal, Türklerin Orta Asya’dan kuraklık ve ağaçsızlık yüzünden göç ettiklerini pek iyi bildiği için ağaca karşı sevgi ve saygı gösterilmesini teşvik etmiştir.
Atatürk son günlerinde yeşile duyduğu özlemi şöyle dile getirmiştir: “Yurt toprağı! Sana her şey feda olsun. Kutlu olan sensin. Hepimiz senin için fedaiyiz. Fakat sen Türk ulusunu sonsuzluğa dek yaşatmak için verimli kalacaksın. Türk toprağı sen, seni seven Türk ulusunun mezarı değilsin. Türk ulusu için yaratıcılığı göster.”


“Bina kaydırılacak”Atatürk bir gün çiftliğe gittiğinde, Köşk’ün hemen yanındaki Ulu Çınar ağacının dallarını kesmeye çalışan bir bahçıvan ile karşılaşır. Hemen bahçıvanı yanına çağırarak bunun nedenini sorar. Görevli bahçıvanın cevabı şöyledir: Ağacın dalları uzamış binanın duvarlarına dayanmıştır. Aldığı cevaptan tatmin olmayan Atatürk, düşünülmesi bile imkansız olan bir emir verir:
“Ağaç kesilmeyecek, bina kaydırılacak.
“Kaynak :Yürüyen Köşk – T.C Çevre Bakanlığı Yayınları”

evin nakil hazırlıkları



Görev İstanbul Belediyesi’ne intikal eder. Belediye Fen İşleri Yollar-Köprüler Şubesi sorumluluğunu üstlenir. Ünlü bestecimiz Ferit Alnar’ın kardeşi olan Başmühendis Ali Galip Alnar (bazı kaynaklarda Ali Nuri Alnar olarak geçer) yanına aldığı teknik elemanlarıyla Yalova’ya gelerek çalışmalarına başlar.
8 Ağustos 1930 tarihinde önce bina çevresindeki toprak büyük bir dikkatle kazılıp yapının temel seviyesine inilir. İstanbul’dan getirilen tramvay rayları döşenir. Santim, santim çalışılarak bina yapı altına sokulan raylar üzerine oturtturulur. Artık binanın raylar üzerinde kaydırılarak ağaçtan uzaklaştırılması aşamasına gelinmiştir.
Güzel ve sıcak bir yaz akşamında Büyük Atatürk ile birlikte, kardeşi Mahbule Atadan, Vali vekili Muhittin Bey, Emanet Fen Müdürü Ziya bey ve Cumhuriyet Gazetesi Başmuhabiri Yunus Nadi nezaretinde bina 4.80 m. civarında kaydırılır. Bu olağanüstü ve riskli iş 10 Ağustos 1930 tarihinde tamamlanır ve Ulu Çınar Ağacı’da kesilmekten kurtulur.
Atatürk ve Yalova konusunda önemli araştırmalara imza atan Araştırmacı-Yazar Ahmet Akyol’a göre, Köşk’ün yürütülmesi işlemi iki safhada yapılır. 8 Ağustos 1930 tarihinde öncelikle yapının teras bölümü (toplantı salonu olarak kullanılan, üç yanı camlarla kaplı bölüm) kaydırır. Geri kalan iki gün içerisinde de ana binanın raylar üzerinde yürütülmesi işlemi tamamlanır. Ahmet Akyol’un bu görüşünün doğru olabileceği bazı resimlerden anlaşılmaktadır.
Köşk kaydırılması olayı 10 Ağustos 1930 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nde aynen şu şekilde yer almıştır.
“Gazi Hazretlerinin Köşkü nakledildi.
Gazi Hazretlerinin Yalova’daki köşkünün yürütülme ameliyesi dün muvaffakiyetle icra ve ikmal edilmiştir.
Kendileri de bu ameliyeye bizzat nezaret etmişlerdir.”

raylar üstünde evi bizzat denetlerken,,



10 Ağustos 1930 tarihli gazetedeki bu haberi okuyanlar ülkenin içinde yaşadığı onca önemli meseleler arasında, bu olayın o tarihte ne ifade ettiğine belki bir anlam veremediler. Belki de, bir çınar ağacının bir metrelik dalının kesilmemesi için bir köşkün kaydırılmasını hayretle karşıladılar.
Çünkü, o devirde ne ozon delinmesi vardı, ne global kirlilik, ne asit yağmurları, ne orman katliamı… Dünyada hiçbir ülkenin hiçbir devlet başkanının gündeminde dahi yoktu, ÇEVRENİN ÖNEMİ. Yalnızca bir ülkenin kurtarıcısı milletini özgürlüğe, bağımsızlığa kavuşturmak için mücadele veren, bir karış toprağını, bir tutam yeşilini koruyan tek bir liderdi. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK.
Bu lider, Dünya ülkelerinin henüz 1970′li yıllardan sonra anlayıp düşünmeye başladığı çevrenin önemini 1930′lu yıllarda benimsiyor, “Çevreyi korumak aklın gereğidir” özdeyişi ile yalnızca Türk insanına değil, tüm dünya ülkelerine çok önemli bir mesaj veriliyordu.
İnsan sevgisinin yanısıra doğa tutkusu, doğa sevgisiyle dopdolu bir Liderin bir dehanın, çevre duyarlılığı, tüm dünya insanları için örnek olacaktır.
Gazi Mustafa Kemal bu işlemin tamamlanıp çınar ağacının dallarını kesilmekten kurtardıktan sonra kendisine bunun nedenini soranlara cevabı şu olmuştur:

” Ağaç çınardır. Çınar ise DEVLET. “
2 Mart 1998 tarihinde ulusal televizyonlarda yer alan Amerika’da tarihi bir müzikholün raylar üzerinde elli metre kaydırdığı haberi yayınlandı. 68 yıl önce Atatürk’ün gerçekleştirdiği bir olay 1998 yılında, 2000 li yılların teknolojisi ile ancak uygulanabiliyordu. Üstelik bu olay bir ağacı, bir canlıyı kurtarmak amacıyla değildi…
Ne mutlu ki, Atatürk gibi bir yol göstericimiz, bir önderimiz var. Bir ağaç dalı için verilen bu emek aslında tüm dünya insanları duyurulmak istenen bir çevre anlayışının göstergesidir.
Umuyoruz ki, Türk milletinin kurtarıcısı bu büyük liderin örnek alınan tüm özellikleri içinde doğa sevgisi ve çevre anlayışı tüm gönüllerde ölümsüzleşsin…

Böyle Bir Ağaç Yetiştirdin mi?




Bahçe mimarı Mevlut Baysal anlatıyor:


Çankaya Köşkü’nde, bahçesini yapıyordum. Bir gün Atatürk, yaveri ve ben bahçede dolaşıyorduk. Çok ihtiyar ve geniş bir ağacın Atatürk’ün geçeceği yolu kapadığını gördük. Ağacın bir yanı dik bir sırt, diğer yanı suyu çekilmiş bir havuzdu. Ata, havuz tarafındaki kısma yaslanarak karşı tarafa geçti.


Derhal atıldım:


- Emrederseniz derhal keselim Paşam.


Bir an yüzüme baktı, sonra:


- Yahu, dedi, sen hayatında böyle bir ağaç yetiştirdin mi ki keseceksin.”




Niyazi Ahmet BANOĞLU
1 Comment
  1. Pelin KORKMAZ diyor ki:

    Bir daha böyle lider dünyaya gelmez ne yazık!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Welcome , today is Cumartesi, 20 Eylül 2014